Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Hıristiyan Demokrat Grubu üyesi Kıbrıslı
Rum Eleni Theocharous himayesinde 22-23 Haziran tarihlerinde
düzenlenen “Avrupa’nın Kapısındaki Türkiye” başlıklı konferansta
çarpıcı değerlendirmeler yapıldı.
ABHaber’e göre, Eleni
Theocharous, AK Parti hükümetinin reformlar yaptığını ifade ederken
“Özellikle son seçimlerden sonra Türkiye’nin AB olmadan yaşayamayacağını
anladığı” iddiasında bulundu.
Theocharous, “Türkiye’de
muhafazakarlıktan açık fikirliliğe doğru bir kayma var. Türkiye’de din
özgürlüğü konusunda hala bazı problemler mevcut ve bu konuda bir takım
gelişmelerin olması gerekmektedir” sözlerini de kullandı.
AP
Bütçe Komisyonu Üyesi Reimar Boege, yaşanan ekonomik kriz sonrasında
Avrupa çapında güçlü bir dayanışma kurulması gerektiği bir kez daha
anlaşıldığını belirtti. Boege ayrıca, Türkiye’nin üyeliği durumunda
AB’ye her yıl 28 milyar Euro’ya mal olacağını da söyledi.
AP
Türkiye raportörü Oomen-Ruijten de, şu anda Türkiye’nin müzakere
sürecinin dondurulmuş durumda olduğunu belirttiği konuşması sırasında
“Biz bu sürecin sonuca ulaşmasından yanayız” dedi.
Avrupa
Komisyonu Türkiye masası şefi Jean Christophe Filori, Türkiye’nin AB’ye
üyelik sürecinin çok uzun olmasının nedenlerinden bir tanesinin,
Türkiye’deki çok kutupluluk nedeniyle reform sürecinin yavaş işlemesi
olduğunu savundu. Türkiye’de 12 Haziran’da yapılan seçimlerin oldukça
şeffaf ve adilce gerçekleştirilmesini “büyük başarı” olarak niteleyen
Filori, AK Parti hükümeti tarafından çözülmesi beklenen üç büyük
problemi yeni Anayasa, Kürt Sorunu ve Kıbrıs sorunu olarak da sıraladı.
-“TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİ ARTIK ÇOK GÜÇLÜ”-
AP Hıristiyan Demokrat Grubu üyesi Ioannis Kasoulides “Türkiye
ekonomik krize rağmen ekonomisi artık çok güçlü. Türkiye yeni dış
politika anlayışında ideoloji ve pragmatizmi aynı anda uyguluyor”
değerlendirmesini yaptı.
-“TÜRKİYE STRATEJİK ORTAK OLARAK KALMAYA MAHKUM”-
AP Sosyalist grup üyesi Maria-Eleni Kopa, Türkiye AB üyeliği
konusunun belirsizliğini koruduğunu savunurken göçmen işçilere ilişkin
tartışmalara da dikkat çekerek “Bu durumda Türkiye’nin yalnızca bir
stratejik ortak olarak kalmaya mahkum olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Bu
stratejik ortaklığın tanımı ise gizemini korumaktadır” dedi
-“ARAPLAR TÜRKİYE’Yİ NEGATİF ALGILIYORLAR”-
Bu arada, konferansa da katılan TBMM AB’ye Uyum Komisyonu
eski Başkanı Yaşar Yakış, soruları cevaplarken “Türkiye Arap ülkeleri
için bir rol model olamaz” dedi. Yakış şöyle devam etti:
“Orta Doğu’da en uzun süre görev yapan diplomat olarak şunu
söyleyebilirim ki Araplar Türkiye’yi negatif algılıyorlar, Osmanlı
Devleti ile hatırlıyorlar. Arap dünyasının en karanlık dönemi Osmanlı
iktidarı dönemi olarak öğretiliyor. Türkiye’nin Arap ülkeleri ile
geliştirdiği iyi ilişkiler AB’nin yerini tutmak olarak algılanmamalıdır.
Türkiye’nin bu ülkeler ile iyi ilişki içinde olması AB’nin Türkiye’yi
daha çok ciddiye almasını sağlayacaktır.”
-“TÜRKİYE, AB’YE ŞANTAJ YAPABİLECEK KAPASİTEYE SAHİP DEĞİL”-
Yaşar Yakış, “Türkiye AB’ye şantaj yapabilir mi” sorusuna da “Türkiye AB’ye şantaj yapabilecek kapasiteye sahip değil ayrıca böyle bir durum gerçekleşse bile Türkiye, AB’nin tüm komşuları üzerinde söz hakkı olduğunun da bilincinde. AB, Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Asya’da ve Orta Doğu’da Türkiye olmadan da söz hakkı sahibi olur ama Türkiye ile işi daha da kolaylaşacaktır” karşılığını verdi.
ky:Haber7