Erdoğan, Ürdün'ün Kudüs bağlamındaki özel konumu ve Filistin'e coğrafi olarak komşu olması nedeniyle kilit bir role sahip olduğunu belirterek, "Ürdün'ün bölgedeki sorunların çözümüne katkısı bu noktada fevkalade önem taşıyor" dedi.
Başbakan Erdoğan ve Ürdün Başbakanı Bahit,
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde yaptıkları ikili
görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat
Ergün, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da hazır bulundu.
Başbakan Erdoğan, Bahit ile son derece faydalı görüşmeler
gerçekleştirdiklerini belirterek, "Bakanlarımız kendi aralarında aynı
şekilde çok faydalı görüşmeler icra ettiler.
Görüşmelerde Türkiye-Ürdün ikili ilişkilerini ele aldık. Gerek baş başa yaptığımız görüşme, gerekse heyetler arasında yaptığımız görüşmelerle ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar üzerinde durduk. Tarihi, kültürel ve insani bağlarımız bulunan Ürdün ile ilişkilerimizde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydettik. Mevcut ilişkilerimizi her alanda çeşitlendirmeyi, daha ileri seviyelere taşımayı ortak hedefimiz olarak görüyoruz.
Sayın Bahit ile yaptığımız görüşmelerde ülkelerimizi yakından ilgilendiren bölgesel ve uluslar arası güncel gelişmeler hakkında da fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye ve Ürdün malum bölgesinde etkin konumda bulunan, istikrarı, ılımlılığı temsil eden iki ülke olarak bölgemizde barış ve istikrarın egemen olması noktasında neler yapabiliriz bunların üzerinde de fikir alışverişinde bulunduk ve ortak hedefler gözetmek istediğimiz çok açık, net ortada" şeklinde konuştu.
Erdoğan, Bahit ile yaptıkları görüşmede İsrail-Filistin
ihtilafı başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da meydana gelen
gelişmeleri de değerlendirdiklerinin altını çizerek, "Ürdün, Kudüs
bağlamındaki özel konumu ve Filistin'e coğrafi olarak komşu olması
nedeniyle de kilit bir role sahip. Ürdün'ün bölgedeki sorunların
çözümüne katkısı bu noktada fevkalade önem taşıyor. Türkiye ve Ürdün'ün
bölgemizdeki sorunlara bakışı da birebir örtüşüyor" dedi.
Uluslar arası toplumun meseleyi önyargısız bir şekilde
ele alması, bu sürecin Filistin'de adil ve şeffaf seçimlerin
gerçekleştirilmesi suretiyle tamamlanmasını teşvik etmesi gerektiğini
belirten Erdoğan, "Bu çerçevede Filistinli kardeşlerimizin BM'ye üye
olması konusundaki azim ve kararlılıklarını bizlerin de aynı
kararlılıkla desteklediğimizi ifade ettik. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da
yaşanan değişim ve demokratikleşme sürecini de değerlendirme fırsatı
bulduk. Bu bağlamda Ürdün'ün uygulamaya koyduğu reformların takdirle
izlediğimizi Bahit'e ifade ettim. Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin
bölgenin istikrarına ve iki ülkenin halkları arasındaki dostluğun
pekişmesine olumlu katkı sağlayacağına eminim" şeklinde konuştu.
Ürdün Başbakanı Maruf El Bahit ise Türkiye ve Ürdün
arasındaki ilişkilerin tarih boyunca hep iyi olduğunu ifade ederek,
"Ürdün şüphesiz ki Türkiye'nin harcamakta olduğu bölgesel çabaları
takdire şayan olarak görüyor" dedi. Filistin meselesinin ciddi bir
mesele olduğunu anlatan Bahit, "Ortadoğu'daki krizler de onunla
bağlantılıdır. Biz Türkiye'yi bölgede istikrarın sağlanması için temel
faktör olarak görüyoruz" diye konuştu.
Türkiye ve Ürdün'ün birçok meselede görüşlerinin hemen
hemen aynı olduğunu belirten Bahit, "İskan ve şehirciliğin
geliştirilmesi konusunda mutabakat zaptı imzaladık. Aynı zamanda
Türk-Ürdün ortaklık konseyine de çağrıda bulunduk. İki ülke arasındaki
ilişkilerin geliştirilmesini ele aldık. İki ülke arasındaki ticaret
hacmi gelişmektedir. Temennimiz bunu daha da yükseltmek" dedi.
Konuşmaların ardından Erdoğan ve Bahit, basın
mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine Bahit, Türkiye ve
Ürdün arasında 1 Mart 2011 tarihinde serbest ticaret anlaşması
imzalandığını hatırlatarak, "Türkiye-Suriye-Lübnan ve Ürdün arasında da
dörtlü anlaşma söz konusudur. Bu dörtlü anlaşma içerisinde belirgin bazı
işlemler yapıldı. Fakat halihazırda Suriye'nin içinde bulunduğu
durumdan dolayı devam edemedi. Bunu düzgün bir şekilde devam
ettireceğiz. Çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekmektedir" şeklinde
konuştu.
Başbakan Erdoğan da bir soru üzerine, "Ürdün'de
yapılanmayla ilgili, konut yapımındaki deneyimimizi ve tecrübemizi orada
değerlendirmek, bunun yanında da üçüncü ülkelerde de, bu Irak'ta olur
bir başka ülke de olabilir, burada da Irak'taki girişimcilerle veya
TOKİ'nin karşıtıyla bu noktada adımlar atılabilir. Ama ilk hedef
Ürdün'deki yapılanmayla alakalı adımlardır. Bu adımların
gerçekleştirilmesine yöneliktir.
TOKİ'nin Türkiye'de 9 yılda çok ciddi bir deneyimi oldu. 500 bin konut inşası ve bunun 370 bini şu ana kadar sahiplerine teslim edildi. Bu, 2023 yılına kadar yeni bir 500 binin başlamasıdır aynı zamanda. Bunun şu anda işaretini verdik. Çalışmalara gireceğiz. Sosyal konutlardan alınız da üst gelir gruplarına kadar yapılmış konular var. Bunlar kentsel dönüşüm değişim hedeflediği için Ürdün'de de buna benzer kentsel değişim, dönüşüm çalışmalarına yardımcı olabilir" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bir basın mensubunun, "İsrail'den özür
gelse de gelmese de Gazze ziyaretiniz gündeminizde mi?" sorusuna da, "Bu
konuda Dışişleri Bakanlığımız gerekli çalışmaları yapıyor. Burada
herhangi bir gerilime zemin hazırlamak, fırsat vermek düşüncesinde
değiliz. Arkadaşlarımız çalışmaları yapacaklar ve bu çalışmalar
neticesinde biz bu ziyaretimizi gerçekleştireceğiz. Bunun özür dileme,
tazminat ve ambargoların kaldırılmasıyla bence eş zamanlı veya onun
karşılığında o gibi düşünmek çok yanlış olur.
Onun da bununla yakından uzaktan alakası yok. Şu anda İsrail kendi içinde bir karar vermek durumunda. Çünkü İsrail yönetimi şu anda olumlu bakanı var, bakmayanı var. Bizde onların verecekleri kararı belirli bir süreye kadar bekleyeceğiz, bekledikten sonra da kendi B planımızı devreye sokacağız" şeklinde karşılık verdi.
iha