Konuşmasında sık sık Mehmet Akif Ersoy'un dizelerine göndermelerde
bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türküyle, Kürtüyle, Arnavutu,
Gürcüsü ile peki bugün ne oluyor bize? Demek ki birileri milli
birliğimizi, beraberliğimizi yok etmeye çalışıyorlar, hiçbir zaman bizim
birlik ve beraberliğimize kastedenlerin bu milletten olmaları mümkün
değildir. Onun için bu ülkenin Türkiye'nin İstiklal Marşı'nı kendisi
İstanbul'da doğan babası Kosova'da olan Mehmet Akif yazmıştır, birileri
ne diyecek bakalım şimdi hadi sen Türk'sün, Türklerin marşını yazan
Mehmet Akif Arnavut, buna ne diyeceksin?' şeklinde konuştu.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
"Bu büyük hizmeti hayata geçiren bu üniversiteyi restorasyonuyla bu hale
getiren İlim Yayma Vakfına özellikle teşekkür ediyorum. Bize düşen
görev milletin emanetini ehil ellerde, geleceğe taşımaktır. Eğer biz
bunu yapabiliyorsak, ne mutlu bize. Şu anda tabi özellikle rektörlük
binasını gezerken, çevreyi dolaşırken gördüklerimizle ayrıca iftihar
ettik. Demek ki ilk attığımız adımlar hayırlı, inşallah sonu da hayırlı
olur. Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize en kalbi duygularla sevgi ve
muhabbetlerimi sunuyorum.
'MEHMET AKİF BU MEKTEPTE OKUDU'
Bu yeni üniversitenin açılış töreninde özellikle bizi heyecanlandıran
diğer bir şey de bu mekanın tarihi hüviyetidir. Bu binanın Ziraat
Mektebi Alisi olduğu günlerde büyük şair, iman ve aksiyon adamı Mehmet
Akif Ersoy bu mektepte okudu ve burada öğretmenlik yaptı. Bu mekanın
tarihi misyonuna ve merhum Akif'in hatırasına hürmeten bugün bir vakıf
üniversitesi olarak açılmış olması önemli bir adımdır. Bu sıralarda
okuyacak gençlerimizin bu hissiyatı bütün eğitim sürecinde
hissetmelerini özellikle kendilerinden diliyorum.
O yüzden milli birlik ve beraberliğiniz daim olsun. İnanıyorum ki bu sadece sempozyumda kalmayacak."
Başbakan Erdoğan yaptığı konuşmada; "Ben inanıyorum ki bu nesil
hocalarımızın elinde yoğurularak gelişecektir, açılış töreninin hemen
ardından bu üniversite çatısı altında Mehmet Akif adına bir sempozyum
düzenlenerek bu açılış yapılmasını da son derece anlamlı buluyorum.
Bugünlerde bu iki sembol ismin tezleri, düşünceleriyle gençlerimiz
tarafından bilinmesine büyük ihtiyacımız var.
'RUHUMUZDA ATEŞ YOKSA ETTEN VE CESETTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLİZ'
Mehmet Akif büyük medeniyetimizin sevgili gençler çığlığıdır,
feryadıdır. O ki bülbülün feryadını, istaklilin ruhunu iliklerimize
kadar hissettirendir. Gövdesinden büyük parçaların koptuğu büyük bir
ülkeyi ruhunuzda, ruhumuzda büyük bir ateşin olması gerekir eğer bu ateş
yoksa biz etten ve kemikten bir ceset oluruz' işte Akif et ve kemik
olan o insana ruhu işleyen insan, büyüklüğünü yeniden hatırlatan ve ona
istiklali yaşatan insandır. Doğu'yu, İslam'ın anıt eserlerini bildiği
kadar, Batı'yı da felsefesi, edebiyatıyla bilen bir insan onun
edebiyatında Hicaz'da vardır, Berlin'de vardır.
'TÜRKLER'İN MARŞINI YAZAN MEHMET AKİF ARNAVUT BUNA NE DİYECEKSİN'
Büyük bir millete mensup olmanın izzetini ruhunda yaşamıştır, bu ülkede
bütün kavimler, bütün inançlar yüz yıllar boyu bir arada, birlikte
birbirinin hukukunu çiğnemeden yaşamıştır. Türküyle, Kürtüyle, Arnavutu,
Gürcüsü ile peki bugün ne oluyor bize? Demek ki birileri milli
birliğimizi, beraberliğimizi yok etmeye çalışıyorlar, hiç bir zaman
bizim birlik ve beraberliğimize kastedenlerin bu milletten olmaları
mümkün değildir. Onun için bu ülkenin Türkiye'nin İstiklal Marşı'nı
kendisi İstanbul'da doğan babası Kosova'da olan Mehmet Akif yazmıştır,
birileri ne diyecek bakalım şimdi hadi sen Türk'sün, Türklerin marşını
yazan Mehmet Akif Arnavut, buna ne diyeceksin? Asıl olay şu bizi orada
adeta yoğuran değerlerimiz var ya işte orada toplanacağız biz şimdi
buna, ayrılık gayrılık düşürmeye gayret edenleri görüyoruz kim ne
yaparsa yapsın biz bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı altında
geleceğe bir ve beraber olarak yürüyeceğiz. Makedonya'nın İştip şehrinde
işte Sabahattin hoca doğdu, hocanın bir ömrünü bu ülkenin kalkınmasına
adaması anlamlı değilmidir? Bizi acaba hangi değerler burada topladı,
onların ilim, irfan kokan dünyasından kimler yetişmedi ki. Burada ki bir
çok kişi Sabahattin Hoca'nın ilim, irfan yuvasında yetişti çok kişiyi
tanıyorum. Zira biz ölü bir tarihin değil, yaşayan bir tarihin bir
medeniyetin evlatlarıyız.
'BİZİM ELİMİZ SADECE SOMALİ'YE UZANMADI'
Hakikaten şurada, teneffüslerinize ayrılırken şu fark havayı teneffüs
etmeniz bile sizin büyük düşünmeniz için temeli atılmış bir mekandır.
Siz burada dolaşırken Akif'i getireceksiniz, buradan Akif çıktı'
diyeceksiniz. Levhanızda Sabahattin Zaim hoca var onu düşüneceksiniz ve
'bizim hiç kimseden bir eksiğimiz yok, kimseye hayranlık duyacak
değiliz' demeniz lazım. Kimsenin güdümünde olmadık, olmayacağız.
Gençlerimiz tam bir özgüvenle yetişmeli ve aydınlık yarınlara beraber
koşmalıyız, iz sürmeli aşk ve heyecanımızı birlikte sürmeliyiz.
Sevgimizi, merhametimizi çoğaltmalıyız, az önce İstanbul
Üniversitesi'nin açılışında da söyledim. Gelişmiş ülkeler Afrika'ya
elini uzatmıyor, bak gelişmekte olan Türkiye Somali'ye elini bir uzattı
pir uzattı. Bu neyi gösteriyor? Burada yaşayan bir Müslüman olarak, bir
insan olarak Afrika'nın bir köşesinde bir dara düşen olsa bizim elimiz
oraya uzanır ama bizim elimiz sadece oraya uzanmadı bizim elimiz
Haiti'ye de uzandı, Sirilankaya'da uzandı, bizim elimiz Pakistan'a da
uzandı nerede ne varsa, bu Müslüman, bu Hristiyan, bu Budist demedik.
TOKİ Srilanka'da Budistlere ev yaptı, çünkü ayrım yapmadık.
'BİZE ÇELME TAKMAK İSTİYORLAR'
Türkiye bugün kökleriyle buluşan yeniden imar ve inşa hamlesini
tamamlayan bir ülke. Allaha şükürler olsun ki bu büyük maratonda
milletimizle beraberiz, gücümüzü sadece biz değil bütün dünya
hissediyor. Önümüze her gün engeller çıkıyor, bize çelme takarak
ülkemizin yürüyüşünü durdurmak istiyorlar. Bizde herkesi en az Türkiye
kadar büyük düşünmeye çağırıyoruz, bunun için aldığımız mesafeyi görmek
durumundayız. Medeniyet yolunda aldığımız mesafe neleri göreceğimizi
bize gösterdi, 9 yıl önce Türkiye uçurumun ucundaydı şimdi nerede. Bu
başarıyı demokratik istikrar ile sağladık, bu başarıyı milletimizle
beraber elde ettik. Buradan ileriye milletimize layık yeni bir Anayasa
ve hukuk düzeni ile gideceğiz, Türkiye'nin bu büyüme iradesi bütün dost
ve kardeş, akraba halklar tarafından büyük bir ilgiyle izleniyor. Biz bu
bölgede barışın, huzurun teminatıyız.
'DEVLETİN DEĞİL İNSANIN ÖNE ÇIKTIĞI BİR YÖNETİM'
Bölgesel adaletsizlikler ve ayrımcılığın hertürlüsü bizim iktidarımızda
tarih oldu, bu memleketin bütün çocukları bu topraklarda ev, hak
sahibidir. Türkü, Kürtü, Boşnağı, Romanı aklınıza ne geliyorsa bu ülkede
ev sahibidir bu olaya böyle bakalım. Devlet milletimizindir ve Allahın
izniyle öyle olacaktır, devlet milletinin hizmetindedir, millet
devletinin hizmetinde değil. Yani devletin öne çıktığı değil, insanın
öne çıktığı bir anlayış. Eğitimin önünde ki fırsat eşitliği önünde ki
bütün mazeretleri kaldırıyoruz. Şimdiye kadar büyük mesafe aldık aynı
süratle çalışmaya devam edeceğiz. Hiç bir gencin haksız rekabete maruz
kalmasını istemiyoruz, geçen yıl 240 lira burs verdik, bu sene 255 lira
burs vereceğiz devlete müracat eden hiç bir üniversite lisans
öğrencisini biz kapıdan çevirmiyoruz, çevirmeyeceğiz."
Başbakan Erdoğan'ın dizelerle cevabı...
İstanbul temaslarını sürdüren Başbakan Erdoğan, Sabahattin Zaim Üniversitesi Akademik Yılı açılışında konuştu..
Bu haberi beğendiniz mi?